12 Ağustos 2011 Cuma

DİZ AĞRISI

Sevgili bilgisayar;Ağustosta yaz yağmuru vardı.Sıcak bunaltıcı günlerden sonra kışı hatırlatan.Güneşli günler gene gelecek...Ama benim sağ dizim ağrıdı.Yağmur öncesi.


                          Sızım sızım sızladı            


    yüreğim değil.Sağ dizim


Annem derdi.Yağmur yağacak çocuklar,yine ağrıyor bu.
yani sağ dizi.....

Çok değil daha yeni yıl girerken ,fark ettim sağ dizimi.
Ondan önceleri ,bir başım ağrırdı arada bir.





Yeni açmış çicekler
umut neşe keyif dolu


Yıllar,yıllar,yıllar
Boşada yaşanmadı.....

7 Ağustos 2011 Pazar










neden?hızlı akıp gidiyor zaman.İstiyorumki dursun.Benim çocukluğum kalsın.Annem ,babam ,kardeşlerim.


Bahçe içindeki evimiz.Dut ağaçları.O zamanların sokakları,evleri,arkadaşlarımız.Ne de çok özlüyorum o günleri.




Neden böyle hızlı akıp gidiyor  ki zaman?
Hep özleyecekmiyiz eskileri,eski güzel günleri.
Yarınlar;onlarda yaşanacak, eskiyecek değil mi?

24 Temmuz 2011 Pazar

PATLICAN PAÇA

Sevgili Bilgisayar;Çoktandır yzamıyorum   ama az kaldı.Son turlardayım.Sonra bol bol yazarım.Neyse;
Yeni bir pazar günü işte.Her yer çok sıcak.İşte yeni bir tarif


Bir Patlıcan yemeği:
Ne iyidir patlıcan . Her türlü yemeği yapılan ,uyumlu bir sebzedir.Huysuzluğu yoktur.İmam bayıldı sı, karnı yarığı, kebaplarda etlisi, kızartması , pirinçle pilavı.Bunlara bende yenisini ekledim.Patlıcan paçası:Yıllar önce ssk Osmaniye dispanserinde göreve başladığımda Özden abladan öğrenmiştim.Patlıcan paçayı.Ve daha birçok şeyi.Sağ olsun.

Önce patlıcanları soyacaksın. (Çizgi çizgi değil).Daha önce hazırladığın tuzlu suya bırakacaksın kararmasınlar,acı suları çıksın diye.Onlar tuzlu suda beklerken sığan,sarımsak domates üçlüsünü ister robotta ,ister rende de, isterde de ince ince doğrayıp içine de salça koyarak ;tuzlu sudan çıkarılıp yayvan tencereye koyduğumuz patlıcanların üzerine bırakacaksın.Tuz,karabiber,kırmızı biber, ve zerdeçal birde 4 adet kesme şeker.Ve iki çorba kaşığı sirke buda paçası için.Ama üzerine sirkeden önce ince doğranmış yeşil biber ile yağını unutmadan.Kısık ateşte yarım saatte pişiyor.

Yemekten sonrada buz gibi karpuz yemeği unutmayın.

Önemli not:Patlıcan unutkanlığa iyi geliyormuş

9 Temmuz 2011 Cumartesi

BİTEN YAZ TATİLİ


Yeni biten yaz tatili ardından yas tutmak.

"Deniz yine güzel olacak,bilmem kaçıncı kaplumbağa kumsala yumurta bırakacak,yine güneş doğacak.Ah ah kısa süren yaz tatilim.Seni ne çok özleyeceğim"

Gün gelecek hazirandan eylüle belki de ekime dek kalacağım denizlerde.Bir köşede kitaplarım,bir köşede dikiş makinam,birköşede bilgisayarım.Aslında bu hayal...emeklilik günlerinin

Ya da yeni bir işe girsem!Belgesel çekimlerinde ekipman olup onların peşlerine takılsam..Aslında buda hayal...

Gerçek ,ben yarın işte  olacağım.Kaptırıp kendimi çalışacağım...Sabahtan  ertesi sabaha..ertesi sabah da...
"Aslında :Sevmesem seni sevgili mesleğim :bir gün bile durmam"

12 Haziran 2011 Pazar

Of of of

güzel yurdum
pazara gittim
yığınla sebze
meyve vs vs vs
aldım bir iki kilo
sebze meyve
bu güzel berekete
şükrettim
de
dedim ki
Ataturk un
başlattığı egitim devrimi
tamamlanmis olsaydı
gorecektin o zaman
bu güzel ülkeyi
sanatı seven sanattan anlayan
kitabı seven kitaptan anlayan
dolu aydınlık insan
nerede
of ki of iste

8 Haziran 2011 Çarşamba

GEÇ KALAN YAZI-PERA I

 İn –cin top oynuyordur herhalde AKM de.Kuğu gölü balesinide örümcekler oynayıp,diğer börtü böcek de alkış tutuyordur.Bizde eski dinlediklerimize ,izlediklerimize sayalım..Fındık kıran balesini vs ….gibi.


Yani Pazar günü işte o AKM in önünde buluşup gezdik Pera yı.Karşı yaka demekmiş.Ana karanın karşısı…..Yani şimdinin Beyoğlu su,istiklal caddesi.İnsanlar başlarını kaldırıp bakmıyorlar bile.Tarih kokan yapılara.Kimisi restore edilmiş,kimisi terk edilmiş sessiz,hüzünlü bekliyorlar.Ya yıkılacaklar.Ya da restore edilecekler.Ve asla eskisi gibi olamayacaklar.Rehberimiz bu eski binaların geçmişlerini anlattıkça insanın içini garip bir hüzün kaplıyor.Öfkeyle birlikte.

-geçmişimiz kaybolup gidiyor diye.

Sen şimdi geçmişi yaşarken istiklalde caddede kalabalıklaştıkça kalabalıklaşıyor.Ama sen ne insanları görüyorsun ne sesleri ne de mağaza vitrinlerindeki karmaşayı.

Almış başını çekip gitmişsin eskilere.

Rehberimiz önde bizler arkada binaları ve yaşantıları dinliyoruz.....geze geze.....

ve
Pera 1 gezisi Galatasaray lisesi ve Gül baba türbesiyle son buluyor.Sen ise: erken biten güzel bir rüyadan uyanmanmış gibi oluyor,huzurun kaçıyor,kalakalıyorsun.








3 Haziran 2011 Cuma

gezi

      Uzun süredir ara verdiğim gezilerime başlıyorum sonunda.Yaşam koşuşturmasının  günlük kaygılarından arınıp

sokak sokak ,bina bina gezmek var yarın.

      Nur içinde yatsın Evliya Çelebi.Ne güzel hayat yaşamış.Gezmiş,görmüş,yaşamış,yazmış.Ah ah...

      Bir de Hıfzı Topuz var.Kara Afrika ile başladım onun kitaplarını okumaya .Son kitabını alıp

okuyamadan" Hava kurşun gibi ağır" yayınlanmış. Nazım Hikmet i anlatan.Nasıl yetişeceğiz hızına bilmem

      Hem çok okumalı,hem çok gezmeli,hem çok yazıp paylaşmalı...





bir de resmi çevirebilsem........