23 Şubat 2019 Cumartesi

YALOVA -YÜRÜYEN KÖŞK




                             Yalova: 1930 larda İstanbulun ilçesi iken 1995 yılından beri 77.ilimiz olmuş.Yalovada 

da tarih saklı.Kıyılarda , köşelerinde.bunlardan biri de 

     YÜRÜYEN KÖŞK
            
 Yıl 1930 Yalova sahili .Sahilde yıllanmış çınar ağacı, yanında iskelesi ve iki katlı mütevazi 

ev.Karşılarda İstanbul silüeti .
    
   “iki katlı bu ev Ulu Önder Atatürk ün İstanbul dan gelerek çalıştığı ,yeni kurulan TÜRKİYE 

CUMHURİYETİ için önemli karaların alındığı mekan.Böyle zamanlardan birinde bahçıvanın binaya doğru 

uzanan çınar ağacının dallarını kesmeye çalıştığını görünce 
  
        -Ağaç kesilmeyecek.Bina kaydırılacak-

10 ağustos 1930 da temellerine inilerek altına tramvay  rayları yerleştirilen bina 4metre 80 cm ileri

taşınır.Çınar ağacının dalları ATATÜRK sayesinde kesilmekten kurtulur.”
    
  Şimdi ağaç, denizin kıyısında yapraksız dallarıyla hala ayakta.Ev ise görevli rehber eşliğinde ziyaret 

edilmekte.

"Her şey o günki gibi duruyor.Zaman durmuş.Atatürk ün dinlendiği odanın saati.9u beş geçe yi  

gösteriyor.Odaların perdeleri yeni açılıp, yeni güne başlamış sanki. Misafir terlikleri yerli yerinde 

duruyor.Duvarda Zonaro nun İstanbul manzarası.Zübeyde hanımın oğlu için işlediği yorgan da sergilenen 

eşyalar arasında.”

     Siz zamanın birinde uğrarsanız Yalova ya “YÜRÜYEN KÖŞ” ü mutlaka ziyaret edin.Zamanın 

durduğunu göreceksiniz.Duygulanacaksınız.Minnetle anacaksınız ATATÜRK ü yeniden.


2 Şubat 2019 Cumartesi


HEREKE.

İstanbul Ankara kara yolu üzerinde kahverengi tabela ile yazılı HEREKE yi hep merak etmiştim.Yolumuz oralara düştü.Paylaşayım istedi.

         "Güneş şehre doğmuştu .Şubat ayının ilk günlerini yaşıyordu dünya.Kışın uyuyordu doğa.

 çok eski zamanlarda şekillendiğinde yeryüzü. "izmit platosu" adı verilen düzlük oluşmuş.Bu

düzlük yarımca derince,  kalburca da denize paralel iken HEREKE de denizde dik sonlanmış.

 Yani yerleşimi sınırlı ama ulaşımı zor , güvenli bölge olmuş .Bilinen 1200  lü  yıllardan beri yerleşim

alanı  insanlara.Kale yapıp sığınmışlar buralara.Sırtlarını dağlara dayayıp denizi önlerine

almışlar.Deniz bereket olmuş onlara.Bir ulu pınar da şehri bölüp denize karışmış .O günden beri

yaşıyor insanlar.Bir yanı körfeze bir yanı dağlara bakan HEREKE de


       Bir düşünün :(Şimdiki izmit körfezini değil) Güneşin ışıklarında sakin sakin parlayan deniz

sularını.İçinde binbir çeşit balığın mutlu ve huzurlu yaşadığını.Sandalda nazlı nazlı kürek çekerken

siz denizin dibinde salınan yosunları gördüğünüzü.


Doğa insanlara sonsuz bereketini sunsa da fetih adına yapılan savaşlar sürmüş gitmiş eski

zamanlarda.1327 yılına gelindiğinde osmanlının eline geçmiş kale.Bizanslılardan.Osmanlı

imparatorluğu boyunca gözde yerlerden olmuş.Fabrika  yapılmış 1843 yılında.Buharlı trenleri su

aldıkları istasyonda.


Şimdi :2019 yılının şubat ayının 2 sindeyiz.Tarihi kale  restore ediliyor!yani yeniden kale

yapmışlar.Dokuma fabrikası kapıları zincirlenmiş. Kapalı. Wilhem köşkü.Kapalı.İnsanlar bu kış

gününde içlerini ısıtan güneşten faydalanmak için dolanıyorlar eşleri, çocukları, arkadaşlarıyla.



       Ve gün battı .Denizin üzerinden.Peşinde rengarenk gökyüzü bıraktı.Şehirde akşam oldu.Evlerin

ışıkları birer birer yanmaya başladı.

       Ulupınar deresi çağlıyor.Çoşkuya.

Yani bir tarih saklı HEREKE de .Gezip ,görüp ,bilene.