16 Aralık 2023 Cumartesi

ESKİ DEFTERLER

 

 Şehir soğuk. Yağmurlu .Kasvetli.

Eski defterlerden bir yazı .Anılar bu kadar mı taze kalır .

ÖNCE BİR YAŞAM SEVİNCİ  

 “  azar azar damıtarak 

yaşamalı  bu dünyayı

tadı damağında kalmamalı

kimi zaman yudum yudum içmeli 

gökyüzündeki 

bulutları

mavi denizlerde

sonsuza yüzermiş gibi kulaç atmalı"

SONRA


“Güzel karlar vardı. Lapa lapa yağan..

sisin içinde çamlara dalmışken gözlerim

yüreğim burkuldu bir haberle.


     ARDINDAN

Yıkıldı dağlar üzerime, çamlar devrildi,

Sis kalktı. Yok oldu evren.

Dağların zirvesinde .

Yakınken gökyüzüne

Dualarım

İyiliğine dair.

ŞİMDİ

Burkuluyor yüreğim

Şıp şıp damlıyor kan  içerime.


21 Kasım 2023 Salı

YAYLALAR

 Sevgili Bilgisayar.

Biliyorsun artık iş bırakıldı. Eski defterleri karıştırmaya geldi sıra. Bir bebeğin büyümesi gibi adım, adım bakıp gün yüzüne çıkaralım yazdıklarımızı. Bakalım neler yazmışız. Neler duygulandırmış bizi sevindirmiş. Neler üzmüş isyan ettirmiş. Neler karalar bağlamış ağlatmış.

Yaşadığımız hangi  güzel günler yanımıza kar kalmış.





 “O ıssız bucaksız ulu ormanlar hala yağmurlu mu?Islak ve nemli toprak hala mantarlar veriyor mu?Gökyüzünün sisi, pusu duruyor mu?Eğ dağlar,yaylalar.Halleriniz nice.Gelimli gidimli dünyada insanlar sizi yordu mu?Sonu ölümlü dünyada siz hep varsınız.

Dede korkut derdi.

          Gelimli gidimli, dünya.Sonu ölümlü dünya.

 Bu dünyada dağlar var.Dağlarda yaylalar var.Yaylalarda otlar var.Aralarında mantarlar var.Kış gelince kar,yaz gelince güneş var.Baharlarda yağmurlar.

       Zavallı insanlar bu dünyanın baki ademoğullarının gidici olduğunu bilmiyorlar.”







24 Ekim 2023 Salı

UZUN YOL

  "Direksiyon salladıkça" geçen ağaçlar,yollar,şehirler ,kasabalar,inişler,çıkışlar.Yani uzun upuzun uzayıp giden yollar.Yorgunluk, uykusuzluk açlık ve yalnızlık tak edince cana.Mola zamanı gelmiştir bir kamyoncu durağında.

Sevmezdi yollardaki esnaf lokantalarında pişen yemekleri.Ya annesinin yemeklerini yiyecekti,ya da annesi gibi yemek yapan karısının.Olmadı kendi yapardı yemeğini.Hiç olmadı emeği ekmeğe katık eder yerdi.Kuru kuru.Çaya kahveye sohbete kalırdı kamyoncu barınağı lokantalara.Bu günde diğerleri gibi uzun uzun yollar ,geçilen şehirlerin ucunda ki hedefe ulaşmak .   İşte hayat .

          Kıvırcık kuz eti idi favorisi.. Kenarda tüpünü yakar, saçı iyice ısıtırdı önce. Kızgın tavaya attığı kuşbaşı etler den gelen ses ardından gelen koku. Yemekten de sevdiği şeydi. Önce soğanları doğradı sıçan dişi, renk değiştiren etlerin üzerine ekledi. Karıştırdı. Yeşil biberlerini doğradı kenara ayırdı. Ardından domateslerin kabuklarını soydu.(rahmetli babası gibi hiç sevmezdi yemekdeki domates kabuğunu).Küp küp doğradı .Sırayla biberleri bir iki karıştırıp yeşilliği hafif kaybolurken biberlerin domatesi ekledi.onlar bir arada hem hal olurken dilim dilim kesti ekmeğini. Bir top tereyağını da ekledi ekmekleri koymadan önce. Tuz ,kekik, pul biberi tabağındaki yemeğin üzerine serpti. Asla yemek pişerken koymazdı tuzu biberi .Tadını karıştırmayın derdi babası. Hep yemek piştikten sonra koyardı tuzu biberi rahmetli. Şİmdi zamanın durması gereken andaydı. Yemek yiyordu



         


8 Ekim 2023 Pazar

KIŞ MI GELİYOR?











Çok sevgili bilgisayar: Ne mi yaptım?


Çanakkale ye düştü yolum yine. Yine hayran kaldım memlekete. Şehitleri minnetle andım.

Zeytin topladım. Tane tane ellerimle. Yeşildiler . Ağaçların en kutsalı olamalı "zeytin ağacı".Yıllarca

bıkmadan her sene aynı döngüyle meyvelerini veren ağaçlar .Gençleşmeyi bilen

Zeytin ağaçları.


Bir de müze gezdim. TROYA .Homeros a da teşekkürlerimi sundum. İlyada ve Odysseia  olmasaydı 

Troya gün yüzüne çıkarılır, kazılarının başlangıcının 100.yılı kutlanır mıydı.

       Sonra;

Nane ile reyhanı kuruttum.  Karıştırdım . Kavanoza  koydum. Bir nane tadı a derken reyhana dönüyor tat .Yemekler tat katıyor.

        Ne yani .Olmaz mı. Tesadüfler değil mi ki yemeklerin  keşifleri . Atalarımız çiğ  yediği eti ateşe 

düşürüp alıp yedikten sonra moda olmamış mıdır  yarı pişmiş ,orta pişmiş, az pişmiş etin hikayesi.

Bilinen şekliyle aşure. Az kalan kuru meyvelerin, baklagillerin  bir araya gelerek aş olması değil mi?

  Ben de kendimce karıştırıvermişim mor reyhan yapraklarıyla yemyeşil nane yapraklarını. 

Oldu. 


17 Eylül 2023 Pazar

BİR PAZAR GÜNÜ

  

        "Saniyeler ,dakikalar, saatler ve günler birbirini kovalamış. Aylar geçmiş.

Daha yeni kutladığımız 2023 yılının 9.ayı eylüle gelmişiz. Hayrete düşürüyor insanı zamanın böyle tez 

canlı olması."

        "Kör kuyularda gibiydim. Bunaldım. Daraldım. Kara değil kapkara oldu her yanım. Gelecekle 

beraber geçmişte karardı gönlümde. İndikçe indim diplere. "

        "Güneş  gökyüzündeydi şehirde. Parlak, sıcak. Yapraklara şarkılar söyleten rüzgar vardı. Yağmur 

unutmuştu  yağmayı. Yapraklar sararmış ,toprak kurumuştu. 

          -Haydi kımılda. Yürü .Karanlığın dermanıdır yürümek .Dedi iyiliğe kodlanmış gönlümün bir 

parçası .Bir parçası hala karanlık. (Korkarım bu karanlık giderek büyüyor) ."

"Güneş, rüzgar ve ben yürüdük  yazdan yorgun düşmüş susuz kalmış korunun yollarında .Yürüdük 

Yürüdük. Yürüdük. Karanlıklar aydınlanmaya, kaybolan sevgi ve sevinç yavaştan gelmeye başladı.

Tavus kuşlarını görmek ise günün  sürprizi  oldu. Ve mutlu son: Güzeldi 

yaşamak. Hayat güzeldi. Ve zaman geçerken değişim de gerçekleşirdi. "








    




3 Haziran 2023 Cumartesi

İKİ KÖPRÜ



 Şöyle gözlerimi kapadım.Sakarya da dağların tepelerin yolların kenarlarına yapılan evleri hafızamdan sildim. Yıllar yıllar öncesi Sakarya Adapazarı nı  canlandırdım 

Gözümün önüne alabildiğine yeşil, alabildiğine ağaç, alabildiğine bakir doğa geldi. Yollar vardı. Nehirlerin , derelerin açtığı. Ve insanlar oralardan yürüyorlardı.


YIL 2023.Aylardan Mayıs.Ben de yürüdüm Sakarya,Adapazarı yollarında.JUSTİNYANUS köprüsü üzerinde de yürümek istedim.Onarımdaymış.

İstedim ki MS 550 lerde yapılmış köprüde bizaslıları anarak yürüyecektim.





Bir de SAKARYA KÖPRÜSÜ var ki hayranlıkla seyredilen.1937 yılında yapılmış.Atatürk ün "sağlam bir köprü yapın " önerisi ile yapılan cumhuriyetin ilk 100 yılında yapılan harikalarından biri.Hayran kalmamak mümkün değil ama köprüye hak ettiği  özeni göstermek gerekli.

     Sakarya da gezip görüp de hayran kalınacak iki köprüden daha çok şey var. 

Onlar da sonra:


15 Mayıs 2023 Pazartesi

15 mayıs 2023 pazartesi.

 

Madem böyle yaşamak istiyorsun .

    Yaşa kardeşim. Ben neden üzülüyorum ki.,Senin için 

diye sormadan edemiyorum kendime. 

    de içimdeki insan sevgisi.

rahat bırakmıyor ki beni.

üzülüyorum.

güneş ; hepimiz için doğuyor. Ben kollarımı açıp kucaklıyorum.

Sen bilirsin artık diyorum.




13 Mayıs 2023 Cumartesi


Gözlerimi açtığımda ağacın dalları arasından güneşi gördüm. Öyle parlak ışıklardı ki gözlerimi

yeniden kapadım. Kendimi dinledim. Neredeydim. Nasıldım. Bir mayıs günüydü. Güneş gökyüzünde

bulutların arkasına gizlenmiş ,kara bulutlar serin serin eserek yağmur yağdırmak üzereydi.Ve ben “Hep

yarın okurum” diye ayırdığım kitapları okumaya başlamıştım birer birer .(Benim güzel ülkemde seçim

vardı)Günlük işlerden, politik tartışmalardan ,sonuçların nasıl olacağını, nasıl günler göreceğimizi

düşünmeye ara verip ilk filozof Tales e başladım felsefe okumalarına

Değerli filozof Thales üç şeye şükretmiş hayatı boyunca.Ege nin denizini, güneşini  ve doyumsuz

doğasını yaşarken

-hayvan olmayıp insan olduğuna.

-kadın değil erkek olduğuna .

-barbar değil yunan olduğuna .

 Evrenin arkhe sini su olduğunu savunmuş ve bir ömür boyu çalışmış. Bir gece yıldızları gözlemek için

çıktığı bahçesindeki kuyuya düşmüş. Görülmez kaza....Uzun ve üretken hayatı böylece son bulmuş

suyun içinde.

Sırada Sokrates var.

15 Şubat 2023 Çarşamba

DEPREM:1

         Durduruyorum  yaşamayı.

Takılı kalıyor gözüm çöken binalara. Yıl 2023 .Mevsimlerden kış. Hava soğuk.Karlı.

Bir iki tane değil.Üç beş de.Tam on ilimiz.Doğal afet;deprem ile yıkılıyor.Biz de yıkılıyoruz.Ülkecek yastayız.Yardım etme çabasındayız.Beraber birlikteyiz.Uzaklardan yaşıyoruz onlarla birlikte.Tüm ülke bir olmuş yardım etmeye çabalarken  politikacıların zavallı halleri.Onlara rağmen birlik içinde insanlarımız.

"Yaşamış olduğun yer sarsıntıları geliyor aklına.

Çocukluğun.Yıllar öncesi.Evinizin bahçesinde sen  8 yaşında.Kardeşim daha küçük.

-Ben gelene kadar sakın dışarı çıkmayın..(Pazara gidiyordu).

Diyen annenin dinlenmeyen sözü.Çiçekli,çimenli bahçeye kaçış.Abin evde.Ders çalışıyor.

-çıkmayın dışarıya .Diye tembihliyor annen gibi.(dinleyen kim)

Yine de kardeşinle bahçeye kaçış .Dışarısı. Ev değil. Bahçe sokak .Açık hava. Çimenler ,çiçekler,torak

ağaçlar. Hayat. Dışarıda .Her şey öyle güzel ki.

Ansızın ses duyuyorsun. Uğultu. korkutucu. Yoldan geçen araba bir o yana bir bu yana gidip geliyor. 

Şaşırıyorsun .Ne olduğunu anlayamadan  Reyhan hanım teyzelerin iki katlı ,gül dolu bahçeli evi olduğu 

gibi yere yığılıyor. Daha çok şaşırıyorsun .Toz duman oluyor her yan.

   Abini görüyorsun.İki katlı evin merdivenlerinden iniyor .Telaşlı.

Annen pazardan dönüyor.Çabucak.

Ardından babanın telaşlı hali.İyi olup olmadığınızı soruyor.Beşiniz bahçede çimenlerin üzerinde.

kalakalıyorsunuz"

     Böyleydi anılarımda saklı ilk deprem deneyimim.Fay hattında güzel  memleketim.Sallanıyor."


3 Eylül 1968 günü Bartın'da saat 10.20'de 6.5 büyüklüğünde deprem meydana gelmiş ve büyük bir gürültüyle çok sayıda ev yıkılmıştır. 29 kişi hayatını kaybetmiş ve 2 bin 478 bina hasar görmüştür. Halk gece dışarıda konaklamıştır. Yağmurlu hava, hayatı daha da zorlaştırmış, içme suyu ile elektrik sıkıntıları yaşanmıştır.

    

17 Ocak 2023 Salı

TAŞLARIN SÖYLEDİĞİ

 


   Dünyanın kaygısından uzaklaşıp yağmur altındaki denizi yaşamak istedim.Vapura bindim.

martılar eşlik etti yolculuğuma.Karaköy Eminönü İSTANBUL ARKEOLOJİ MÜZESİ.

Taaa 1453 Fatih dönemine dek uzandım.Çinili Köşk onun zamanında yapılmış.Sonra her gelen dönem 

kendinden birşeyler katmış,geliştirmiş.Ayakta durmasını sağlamış.Kim neyi ne zaman yaptırmış.Tüm bu 

bilgiler heryerde var.Bunları geçelim.Gelelim müzedeki lahitlere.Mezarlara.beni en çok da bunlar 

düşündürdü.

      "ölümü kabullenemeyen,yaşamın güzelliğinden vaz geçemeyen insanlık.ölüm sonrasına hazırlamışlar 

kendilerini.Mezarlarını yaptırmışlar.

Savaşmışlar hep.Savaş.Ölüm .Öldürme.Habil le Kabil den beri var 

olan yok etme dürtüsü.yok da olmayacak gibi"

      Var olan iyilik de görülüyor  elbet.Güzellik.Sevgi."onlarda süzülüp gelmiş tarih sayfalarından 

tabaklara,vazolarra tüm güzel şeylere sığınıp "   

                     Dünyaya geri döndüm çıkışta.

"Hala var mı umut ;insanlık adına .var olsun diye tüm dualarım.Yeryüzündeki tüm tanrılara".