25 Eylül 2014 Perşembe

BAMYA HİKAYESİ

  Ne güzel başlamıştı bu blog. Yemek tarifleri vermek üzere.Bir de baktım ki ;yer gök  her yer yemek

tarifi.Canlısı cansızı ,resimli si resimsizi. Hepsi.Bana da yemeklerin hikayesi kaldı.Ne yapalım.


          Yine de   ben  (kimisinin fazla da sevmediği) bamyayı anlatacağım.


Bir bamya öyküsü:Hayat güzel başlamıştır bamyaya.Bir güzel sarı çiçek açar ki,yanın da yöresinde 

sebzeleri kıskandırır.Çok geçkmez,Bu güzel hayat söner geçer.Bilemez ki bamya keyfinin 

zirvesindeyken,gün gelip tüylere bürüneceğini.Dokunanı rahatsız edeceğini,sevilmeyeceğini.

Ağlar.Kaderin ona oynadığı oyuna.Ağlar.
           İşte bu yüzden sümüklü dür adı.
               
             Siz bakmayın ağladığına.O mucizedir.B vitaminleri doludur.Bir de K vitamini  

Kemiklerimizi güçlendiren mineralleri de unutmamalı.Lifsi yapısı ile bağrsakları temizlediği,kansere karşı antioksidan olması da fazlası.

                 Daha ne yapsın bamya.


 Siz bamya yaparken;saplarını konik soyun,limonlu suda yıkayın.Fazla bekletmeden .

Bamyalar hızla tencereye girsin.Yoksa fazla ağlarlar..

Limon suyu  ilavesi unutulmasın. Pişerken fazla karıştırmayın.Dağılırlar.

Pazarlarda mısır unu ve yumurtaya bulanıp pişirilen  uzun bamyalar  da var.
                    
                             onları da görmezden gelmeyin.


Hiç yorum yok: