22 Nisan 2026 Çarşamba

BİR GARİP NEŞE:SAKURA

 

Ben mi neşeliydim ?. Yoksa şehir mi?Bilemedim ama var dı bir değişik NEŞE  evreni kaplayan tüm atmosferde.Adı başka başka söylense de neşeyle açan pembemsi ,beyazımsı hafif kokulu narin- sakura -kiraz ağacı- çiçekleri.Beni gülümsetip içimi neşe doldurdu.Ki hiç ummadığım biçimde neşelendirdi beni keyifle açmış kibar, narin sakura ağaçları.Ve onların çiçekleri…

  Her ne kadar nereye gitsem de sırtında taşıdığın “dünya derdi “uzaklardayken biraz da olsa hafif geliyor insana.

    Savaş…demek ölüm demek değil mi.Ne zafer var ne yenilgi;anne yüreklerine düşen acı var yalnızca.Sonuçta adı ölüm.Peşinde sürüklediği acı.”Ateş düştüğü yeri yaktı”tarih boyu. İşte böyle Hürmüz Boğazı bir açılıp bir kapanırken , haberlerin ölü sayısını verdiği , insansız hava aracı saldırılarının bildirildiği günlerde  başladı Japonya sakura zamanı gezimiz.  

Dünya atlasına bakınca kocaman kıtalar arasında küçük sayılacak bir adalar topluluğu  Japonya . Ama içine girip, gezmeye başladığında gökdelenlerin yerdeki fay hatlarına inat yükselip gitmesine şaşırmış  da olsan  .7ve üzeri yer sarsıntısını da görsem diye düşünmeden edemiyor insan.



Gökdelenleri, alışveriş mekanları ve  malların bolluğu ,ucuzluğu bir yana; tarihi tapınakların görülmeye oralarda ruhani havaya bürünmeye gitmek güzeldi.Yemekleri herkese hitap etmese de tadı damağımda kalan suşi leri ve sayamayacağım diğerlerini .Tatmak lazım.


Bir zamanlar tanrı diye tapındıkları Fuji Dağı'nın görkeminden etkilenmemek mümkün değil.Dağı seyretmeye doyamıyorsun. O da tıpkı sakuralar gibi hafızanıza yazmanız gereken görüntülerden.

  Vahşi kapitalizmin “al” emrine uymayanlar sanki günah işliyorlar gibi boyunları bükük kalıyor.Elleri kolları dolu alışveriş meraklısı turistleri görünce.




  Sonuçta çark dönecek.Bu dönüşe katkısı olsun gelenlerin.

    Velhasıl güzeldi Japonya gezimiz.İkinci turlara kalırsa zamanım bir daha giderim.



Ve dilerim 

- Teknolojideki gelişmeler bizim yurdumuza da uğrar diyorum…