11 Ağustos 2012 Cumartesi

PATLICANLI BULGUR PİLAVI



Sevgili bilgisayar.Aslında uzun  uzun  yemek tarifi yazacaktım.Şu kadar soğan bu kadar yağ vs. Diye.Ama işte bu yazı çıktı ortaya.Kendiliğinden .
. Patlıcanlı bulgur pilavı:Sonra da dedim  ki ne olacak işte soğanı,yeşil biberi kavuracaksın.Ardından patlıcanların acısı çıksın diye tuzlu suda bekletip küp  küp  doğranmış şekilde kavrulan biber soğan karışımına ekleyeceksin.Onlar kuşane tencerede beraberliklerini yaşarken ,sen ısıtıcının düğmesine basıp (Kaynamış Su için)ıslattığın bulgurları yıkayıp tenceredekileri de arada sırada karıştıracaksın.Ki uyum sağlansın.Patlıcanlar hafif yumuşayınca ince  ince doğranmış domateslerle  salça ekleyip keyifle seyir edeceksin.(Filmi değil.Kaynayan yemeği)
Yemek yapmadaki deneyimin sana yol gösterecek.Bulguru ekleme zamanı için.Sıcak  suyu da koyunca buharında iştahın kabaracak . Tuz,karabiber yada damak zevkine göre baharatlar ekleyip bir iki kaynama sonrası altını kısacaksın.Annem bunu “bir iki tıkırdadıktan  sonra ”diye tarif ederdi.
Patlıcanlı bulgur pilavı olurken bir yandan tezgahı temizleyeceksin,bir yandan ayran hazırlayacaksın,bir yandan da masayı.O işler bitene bitene kadar pilav da pişmiş olur zaten.Sonra bağıracaksın:Bir iki kez:Yemek hazır….
           Aslında aklımdaki deniz kenarlarındaki gezinti,okunacak kitaplar,yazılacak yazılar,işlenecek nakışlar..
Boş olan hafta sonları hiç bitmeyecek gibi geliyor.Hep bunları düşünüyorum.
Birde pazartesileri bu düşten uyanmasam.

Hiç yorum yok: