2 Aralık 2011 Cuma
BUGÜN CUMA
Her gece yapılacak onca iş,okunacak onca kitap,yazılacak
onca duygu varken uykuya ve yorgunluğa yenik düşmek ne acı.
27 Kasım 2011 Pazar
Zaman;Dursan ya biraz.Ya da geri gelsen azıcık.
Ne zamandı hatırlamıyorum.Neredeydi iyi biliyorum.
Geçen zamanlar,kaybolan mekanlar.
Dünyanın en acımasız kuralı olmalı....
BUNLAR DA VAR:
Bir kar tanesi düştü toprağın üzerine.Hemen eridi.Ardından bir kar tanesi daha.O da eridi.Ardından taneler artı artı.Toprak görülmez oldu.Her yan bembeyazdı.Pırıl pırıl parladı kar.Güneş ışıklarının altında.Birkaç kuş uçup geçti telaşla. Haber yetiştirecekler gibi…
Bu aslında bir rüya idi
Ne zamandı hatırlamıyorum.Neredeydi iyi biliyorum.
Geçen zamanlar,kaybolan mekanlar.
Dünyanın en acımasız kuralı olmalı....
BUNLAR DA VAR:
Bir kar tanesi düştü toprağın üzerine.Hemen eridi.Ardından bir kar tanesi daha.O da eridi.Ardından taneler artı artı.Toprak görülmez oldu.Her yan bembeyazdı.Pırıl pırıl parladı kar.Güneş ışıklarının altında.Birkaç kuş uçup geçti telaşla. Haber yetiştirecekler gibi…
Bu aslında bir rüya idi
Evin tam orta yerinde
toplanmışlardı.Kadınlar ve çocuklar vardı yalnızca.Ortadaki boşluğun etrafına
bir sıra sandalye konulmuştu .Hatırı sayılır kişiler oturmuştu az sayadaki
sandalyeye.Çoğu ayaktaydı.Dizi dizi sıralanmışlar müziğin ve oyunun başlamasını
bekliyorlardı.
Müzik başladı,ikişer ikişer oynadılar .Kıvrak
kıvrak,ellerini şaklatarak.
-Ayaklarım gitmiyor buna . dedi ve yerine oturdu hafif utanarak.Kimse ısrarcı
olmadı.Çaldıkları müziği değiştirmedi.Zaten de oynayanlar çoktu.Kimse
fark etmedi bile genç kadının oyunu bırakıp yerine geçtiğini.
Elindeki defi yanındaki arkadaşına uzattı.Def çalıp türkü
söylemekten yorulmuş,sesi de biraz kısılmıştı..Sen devam et , ben yoruldum dedi
…
Aslında o bir tepsiydi.
Yavaş yavaş karardı
her yan.Ormandaki ağaç gölgeleri giderek kayboldu.Şimdi orman kocaman bir
karanlık oldu yeryüzünde.Gecenin karanlığından ayrı.Ansızın ay doğdu.Karanlıklarda mavi beyaz bir aydınlık
oldu……
Aslında bu bir masaldı.
19 Kasım 2011 Cumartesi
sevgili bilgisayar
20 gündür yeni evdeyiz.Sevgili Korunun yanında.
Kuzenim oğlunu evlendirdi.Memlekete gittik düğüne.İki güzel çocukdünya evine girdi.Bende uzun zamandır görmediğim memleketimi gördüm.Devreği.Akrabalarımı.Ne çok özlemişim heryeri,herkesi.Ama nasılda değişmiş heryer...herkes
Zaman;Hiç durmuyorki.Sen sanıyorsunki bıraktığın gibi bulacaksın kaldırımları,evleri,insanları.Küçükler büyümüş,yeni evler yapılmış.Saçlar ağarmış.Mezarların sayısı artmış.Sevinçle hüznü beraber böyle yaşanıyormuş demek....
İşte böyle sevgili bilgisayar.Günler böyle hızla geçip gidiyor işte..Neyaparsın.
Bense;Sevinçliyim bu aralar. Kızımın yanına gitmeyi planlıyorum oğlumla beraber.Ah ah hep Yaz kış seyahat edebilsem! .ne güzel olurdu....Kışın Barselona nasıl acaba?Şu dünya telaşı bitse de dünyayı tanıma ,gezme-görme faslı başlasa ne güzel olurdu .
(Belgesel yapımcıları bana iş verirmi acaba?.Şimdiden iş aramaya başlasammı ?)
26 Ekim 2011 Çarşamba
DEPREM
Birkez daha altüst oldu herşey.Doymadan hayata yitip gitti soluklar.
Hayata dair güzel şeyler yazacaktım .Yemek tarifleri,kitaplar.şiirler,geziler de.İştahmı kaldı insanda.Doğal felaketler bir yandan ki ona yapacak hiç bir şey yok..Diğer yandan insanın insana yaptığı zulüm .Dün alkış tuttukları liderlerini sokakda süründürmeleri.Buna benzer yığınla 2. sayfa haberleri..İşte buna katlanamıyorum.Ne diyeceğimi bilemiyorum.İnsanlık adına uygarlık adına onca yıl boşamı geçti diye düşünüyorum.
24 Eylül 2011 Cumartesi
ARKASI YARIN
Ağır ağır açtı gözlerini.Günün ilk ışıkları çoktan günün ikinçi ışıları olmuştu.Derin bir nefes almadan önce hafif bir iç geçirdi.Ruhunun dingin dinlenmiş,huzur bulmuş olduğunu ayrımsadı.Derin bir nefes aldı.
Koyu kara gözleri,uzun kirpikleri vardı.Saçları dik ve siyahtı.Kısa saçı severdi ama bu kez fazla kısalmıştı.Miladım dediği bu andan önce de kısaydı saçları.
"Daha çook uzun yolum , yapılacak çook işlerim var".Dedi sessizce yataktan doğrulurken…
21 Eylül 2011 Çarşamba
Karadenizin yağmuru,rengarenk yeşili,hırçın denizi.
Anadolunun sarı bozkırı,eflatun dağları,beyaz gökyüzü
Geçmiş zamanlarda yaşanmış hayatlar,kurulan düşler
Gelecek zamanda yaşanılacak anlar,hayaller,özlemler
Bilinmeyen ülkelere gitmenin doyumsuz tadı
Hayatı rengarenk yaşama isteğinin sihirli çekim gücü
Gece bitip,sabah ışıklarının gerçeği fısıldaması
Yüreklerde yanan alevin birkez daha korlaşması
12 Eylül 2011 Pazartesi
Eylül.Aslında ne güzel bir sonbaharı yaşıyor memleket.Akşamları serin serin esen rüzgar,sararmaya başlayan yapraklar,gün batımında gökyüzünde rengarenk olan kızıllık.Hepsi güzel hoş da…11 eylülün,12 eylülün yıldönümleride eylülde yaşanıyor.Acı acı acı hep acı…Birinde kendi halinde eylülü yaşayan insanlar öldü.Habersiz aniden gidiverdiler bu dünyadan.Neden öldüklerini bilmeden.Diğerinde kaç anne evlatsız kaldı.Memleket sevdalısı kaç yürek sustu,ne çok acı yaşandı.Ne hale geldi memleket…
Üç tarafı denizlerle çevrili şu güzel ülkemizde de yaşananlara ne demeli.Duymak istemiyorum artık “terör yine can aldı.” Laflarını.Cenazelerin ardından dökülen gözyaşlarını.Yine anneler ağlıyor.Ateş düştüğü yeri yakıyor.Bunlar yetmiyor gibi birde savaş çığlıkları atılmaya başlandı………
Yeter artık……..
Üç tarafı denizlerle çevrili şu güzel ülkemizde de yaşananlara ne demeli.Duymak istemiyorum artık “terör yine can aldı.” Laflarını.Cenazelerin ardından dökülen gözyaşlarını.Yine anneler ağlıyor.Ateş düştüğü yeri yakıyor.Bunlar yetmiyor gibi birde savaş çığlıkları atılmaya başlandı………
Yeter artık……..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)






