8 Haziran 2011 Çarşamba

GEÇ KALAN YAZI-PERA I

 İn –cin top oynuyordur herhalde AKM de.Kuğu gölü balesinide örümcekler oynayıp,diğer börtü böcek de alkış tutuyordur.Bizde eski dinlediklerimize ,izlediklerimize sayalım..Fındık kıran balesini vs ….gibi.


Yani Pazar günü işte o AKM in önünde buluşup gezdik Pera yı.Karşı yaka demekmiş.Ana karanın karşısı…..Yani şimdinin Beyoğlu su,istiklal caddesi.İnsanlar başlarını kaldırıp bakmıyorlar bile.Tarih kokan yapılara.Kimisi restore edilmiş,kimisi terk edilmiş sessiz,hüzünlü bekliyorlar.Ya yıkılacaklar.Ya da restore edilecekler.Ve asla eskisi gibi olamayacaklar.Rehberimiz bu eski binaların geçmişlerini anlattıkça insanın içini garip bir hüzün kaplıyor.Öfkeyle birlikte.

-geçmişimiz kaybolup gidiyor diye.

Sen şimdi geçmişi yaşarken istiklalde caddede kalabalıklaştıkça kalabalıklaşıyor.Ama sen ne insanları görüyorsun ne sesleri ne de mağaza vitrinlerindeki karmaşayı.

Almış başını çekip gitmişsin eskilere.

Rehberimiz önde bizler arkada binaları ve yaşantıları dinliyoruz.....geze geze.....

ve
Pera 1 gezisi Galatasaray lisesi ve Gül baba türbesiyle son buluyor.Sen ise: erken biten güzel bir rüyadan uyanmanmış gibi oluyor,huzurun kaçıyor,kalakalıyorsun.








3 Haziran 2011 Cuma

gezi

      Uzun süredir ara verdiğim gezilerime başlıyorum sonunda.Yaşam koşuşturmasının  günlük kaygılarından arınıp

sokak sokak ,bina bina gezmek var yarın.

      Nur içinde yatsın Evliya Çelebi.Ne güzel hayat yaşamış.Gezmiş,görmüş,yaşamış,yazmış.Ah ah...

      Bir de Hıfzı Topuz var.Kara Afrika ile başladım onun kitaplarını okumaya .Son kitabını alıp

okuyamadan" Hava kurşun gibi ağır" yayınlanmış. Nazım Hikmet i anlatan.Nasıl yetişeceğiz hızına bilmem

      Hem çok okumalı,hem çok gezmeli,hem çok yazıp paylaşmalı...





bir de resmi çevirebilsem........

15 Mayıs 2011 Pazar

YİNE HAYAT

Herkeste, heryerde bir telaş.Bir heyecan.Baharla birlikte .

Yaşama dair.

Karıncalar yuvalarından çıkmış.Kışa hazırlığa başlıyorlar bile.

Okullar bitmek üzere.Öyle ya da böyle herkes biryerlere girecek

okumak,çalışmak için.Yaşam pınarları akacak yolunda.

Ölüm:Durdurana dek...

Yine de

Cenazeler kalkmakta namaz vakitlerinden sonra.

Biri düşmüş siyanürlü havuza.(Gazete haberinde).

Oturduğum yerden içim sızlamakta ...Dünyanın hal ve gidişine.

Lakin yine hayat devam etmekte.

4 Mayıs 2011 Çarşamba

MAYIS

Bir baktım ki mayıs gelmiş.Yazacaklarım birikmiş.Resimlerim çoğalmış.
Yeni yemekler denemişim.
de yazmaya zaman bulamamışım.
Bak işte şimdi de internet gitti...........

8 Nisan 2011 Cuma

BUGÜN CUMA

Yeni bir cuma geldi.Ne eskiler gibi ,ne de gelecek cumalar gibi.Buda ayrı bir cuma işte.
Kimileri için hafta sonu .İki gün dinlenme.
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^

Şöyle alıp başımı çıksam sokaklara,Dağ tepe bayır yürüsem.Gezsem.Derin derin solusam havayı.
Bıkana kadar seyretsem sonsuz maviliği gökyüzünde.Deniz kenerında durup sonsuzluğun tadını çıkarsam dalgaların ritminde.
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
Huzur dolu akşamüzerleri olsa.Çay la beraber kek yediğim.Birde klasikler olsa okuduğum.Tabiki birde müzik...Anılarımıda yazmaya başlarım .Paylaşayım diye
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
Tasedüflermi belirler geleceğimizi yoksa bilemediğimiz kadermi?
Ya da kader kendi elimizdemi.İstediğimiz gibi şekillendireceğimiz.
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
Bir gerçek varki demiyelim.Gerçeklerin ardı gelmez.
^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^^
En fenası da şimdilerde.Fukuşima yanar dağı.Yani santral.Sürekli sızıntısı olan.

4 Nisan 2011 Pazartesi

BEŞİKTAŞ KIZ LİSESİ

Eski adı buydu...
Ben sevgili babamın mesleği gereği okul hayatım boyunca epeyce yer değiştirdim.
Ankara dan sonra İstanbul
Dönem ortasında geldiğim bu güzel lisede birbuçuk yıl geçirdim.
Birhayli de sıkıntı.Derslere uyum,arkadaşlara uyum derken ...Yıllar sonra okulda mezunlarla görüştük.
Meğer zaman ne de çoook geçmiş.Herbirimizde de izler bırakarak.
Ama deniz gene aynı.Değişmemiş....
Güzelim boğaz da
Bir de okulun merdivenleri....

31 Mart 2011 Perşembe

BAHAR GELDİ!

Bak, işte koruya bahar geldi.
Şu koşuşturmalı,savaşların hala sürdüğü
cinayetlerin işlendiği, yalan  dünyada içimiz azda olsa huzur doldu.



Geçmişi bugünü ve yarınıyla korudaki ağaçlar hep aynı döngüdeler.Kışın kuruyup dökülen yapraklar,baharda çiçek açan dallar.Yazında sararıp solan otlar.


Yaşam içgüdüsü her bir yanda sarıp sarmalıyor insanı.Herşey hep kötüye gidiyor gibi gelse de iyimserlik rüzgarları  yüreklerde gene de esiyor.


Bak işte koruya ,baharda geldi.Havadan sudan çiçekden böcekten söz etmek en güzeli.Bu güzelim bahar aylarında iyimserlikle dolduralım yüreklerimizi.Karamsarlık bize ne getirir ki?

Bak bloglarda açıldı.Japonlar radyasyon yayan santralin üzerini de örteceklermiş!


Şu erik ağacının bembeyaz çiçeği nasılda güzel.Bu da içimize bir damlada olsa su serpmiyorsa ne yapalım şimdi?