4 Eylül 2025 Perşembe

BİR AYÇİÇEĞİ TARLASI:DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

 

Eylül de görüldü takvim yapraklarında. Günler gene kendi bildiğinde, istedikleri gibi bana danışmadan akıp gidiyor. Deli gibi koşuyorum peşinden, bir kıyısından köşesinden yakalamak için ama olmuyor. Kayıp gidiyor elimin altından günler. Ne yapmalıyım? Sorun da bu işte. Düşünüp taşınıp da içinden çıkamadığım bir sarmal.



.Aykırı mı olmalı? Uçsuz bucaksız dünyanın düzlüklerinde aykırı mı gitmeli? Tersten mi akıtmalı nehirleri? Ki onlar coşkun akıp gitmedeler yolları boyu. Umursamaz. Kavuşma anının özlemi sarmıştır her bir damlayı. Deniz onları bekler.






Tarlada günebakanlar baş vermiş, zaman geçmiş, olgunlaşmış, eğmişlerdir başlarını. Artık hasat vaktidir. Kadere boyun eğiştir her birinin sonu. Toprakla buluşan tohum, yeşerip büyüyen, güneşe dönen yüzleri ile ay çekirdekleri…


Büyüyüp yaz boyu güneş, toprak, mutluluktur yaşadıkları. Hep beraber, ayrı ayrı. Erken açanlarla açmada geç kalan aykırı günebakanların nedir ki kaderi? Aykırılığı kabul etmeyen, aykırılığı affetmeyen, aykırılara acımayan tarla hasadı… İşte zamanı geldi. Her bir baş eğildi. Sessiz, sakin, huzurlu beklemedeler kaçınılmaz sonuçlarını.






 

Bir baş eğişi mi yaşamalı bu dünyada, akıp giden zamana? Sessiz kabulleniş… Kural mı olmalı bu?





















1 yorum:

Adsız dedi ki...

Şahane ellerine sağlık 👍