HER şey bir hikaye ile başladı .Anlatıldı.Anlayan anladı.”
“Hep iyiler kazansa şu dünyada...” diye buyurdu; aklı kıt, gönlü sevgi dolu birisi.
Ama biliyor ki kötüler yönetiyor bu dünyayı.
Atlaslarda dümdüz görünse de dünya, yuvarlak; top gibi.
Bir uçtan bir uca bomba atılıp da, aniden, aslında ne olduğu anlaşılmadan bitiveren savaşı da gördü bu dünya. Şaşırdı.
Bilişim çağına uygun biçimde, savaş hızlı başladı, hızlı bitti.
Hafızalarda kalma süresi kısaldı.
Tüm sosyal medya ortamlarındaki paylaşımlar gibi, ışık hızından da hızlı silinip gitti.
Ölen, öldüğüyle kaldı.
Olan, analara oldu.
Gözyaşları hiç bitmedi.
Denizin kıyısında, uçsuz bucaksız sahillerde de ölüm vardı.
Dalgalar kıyıya usul usul gelip giderken, bir yerlerde yaşayanlar, bombalarla, silahlarla, kötü insanların "öldürün" emriyle, teker teker — bazen de topluca — öldü.
Güneş, ay, gökyüzü, bulutlar ve deniz sesi... Sessizce izlediler olan biteni.
Tüm dünyayla beraber.
Kimisi eylem yaptı.
"Parlak fikir," dediler. Farkındalık adına.
Ülke bayrakları renginde elbiseler giydiler.
Kimi, yelkenlilerle "yiyecek götürüyoruz" diye yayın yaptı kanallarında.
Her birini gördü, duydu dünya.
Ve bütün olan buydu.
Zil çaldı. Komşum aşure getirmiş. Bir kase.
Üzerinde nar taneleri yoktu.
2 yorum:
Kalemine sağlık canım 👍👏🥰
👍❤️
Yorum Gönder